Randevu Telefonu : 0412 229 00 07 [email protected]
Tümör belirteçleri

Tümör belirteçleri

Tümör Markerları(TM) serum,idrar,meme başı akıntısı veya bazı kanserli hastaların dokularında saptanabilen maddelerdir.Tümör markerları kanser hücrelerinden üretilebildiği gibi kansere bir yanıt olarak vücut tarafından da üretilebilir.Son 10 yılda prognostik ve prediktif olarak kullanılabilecek çok sayıda doku tümör markerları ortaya çıkarılmıştır.Bazı TM bir tip kanser için spesifik olabildiği gibi bazıları birkaç kanser tipinde ortaya çıkagelmektedir.Bir çok TM’ı kanserde ortaya çıkabildiği gibi selim durumlarda da ortaya çıkabilmektedir.Sonuç olarak tümör markerlarının kanser için diyagnostik(Tanı Koydurucu) olmadıklarını söyleyebiliriz.Bilindiği gibi kanser tanısı ancak dokuların histopatolojik incelemesi sonucu konabilmektedir.Bunun yanı sıra TM ları şu amaçlarla kullanılabilirler:Tarama,tanıya yardımcı olma,evreleme,prognoz belirleme,tedavi planlama,tedaviyi monitorize etme ve nüksleri saptama.
İdeal bir tümör marker’ında hangi özellikler bulunmalıdır?
1-Spesifik olmalıdır.
2-Yalancı negatiflik oranı düşük ve özgünlüğü yüksek olmalıdır.
3-Küçük boyutlu tümörlerde dahi pozitif sonuç vermeli,ölçülen düzeyi tümör büyüklüğü ile paralellik göstermelidir.
4-Maliyeti düşük olmalıdır.
Bugün için TM larının bir çoğu tanı amacıyla değil de sadece tedavinin etkinliğinin kontrolü ve tedavi sonucu nükslerin takibi için kullanılabilmektedir.Çünkü TM’ larının sensitivite ve spesifiteleri düşüktür.Ayrıca bir çok selim hastalıklarda da değerler yükselebilmektedir.Bu nedenle muayene ve diğer tetkik yöntemleri ile çok büyük bir olasılıkla kanser olduğundan şüphelenilen vakalar hariç olmak üzere kanser tanısı ve kanser taraması için TM larının tetkik olarak istenmesi doğru değildir.Histopatolojik olarak kanser tanısı konmuş ve tedavi planı yapılmış bir kanserli olguda tedaviye başlamadan önce uygun olan TM ları araştırılabilir.Tedavi öncesi elde edilecek değerler tedavi sonrasında tedavinin etkinliğini ve ortaya çıkabilecek nükslerin ortaya konmasında bir referans değer olarak kayıtlarda saklanabilir.Maalesef gözlemlerimize göre bugün birçok hekim TM larını amaç dışı kullanmakta ve bir tarama aracı olarak veya tanı aracı olarak kullanma eğilimindedirler.Bu durum birçok klinik probleme yol açarken ,sağlığa ayrılan kaynakların israfına da neden olmaktadır.
Bugünkü bilgilerimize göre TM ları hakkında en azından şunları mutlak göz önüne almalıyız.
Bazı durumlar hariç;
1-TM larını tarama ve tanı amaçlı olarak kullanmamalıyız.
2-TM larının kanser olmayan olgularda selim hastalıklarda da yükselebileceğini hatırda tutmalıyız.
3-TM larının bir çoğunun tek bir kansere özgün olmadığını,birkaç çeşit kanserde yükselebileceğini unutmamalıyız.
4- Hastada kanser olsa dahi sonuçların normal çıkabileceğini akıldan çıkarmamalıyız.
En çok kullanılan ve kliniğimizde  de tayinleri yapılabilen TM (tümör markerları)larını tek tek incelemeye çalışalım.
Prostat Spesifik Antijen(PSA):Prostat epitelinden üretilen en iyi bilinen, potansiyel yararı yüksek olan yegane TM ıdır.Prostatit ve bening prostat hipertrofisinde(BPH) de serum seviyesi yükselebileceği gibi esas olarak prostat kanserinde yükselir.Prostat kanserinin tarama,tanı ve tedavi etkinliğinin belirlenmesi ve nükslerin takibinde kullanılabilir.50 yaşını geçen erkeklerde iki yılda bir PSA tayinlerinin yapılması tavsiye edilmekte olup, her prostat kanserinde değerin yüksek bulunmayabileceği hatırda tutulmalıdır.
Karsinoembriyojenik Antijen(CEA):Bir glikoprotein olup embriyonik endodermal epitelde bulunur.Peptik ulkus,divertikülit,bronşit,karaciğer apsesi,alkolik siroz gibi kanser dışı hastalıklarda seviye yüksek çıkabildiği gibi yaşlılar ve sigara içenlerde de değerler yüksek bulunabilir.CEA temelde kolorektal kanserlerde yükselebilir.Kolorektal kanser taramasında önerilmez.Ancak histopatolojik olarak kanser tanısı konmuş hastalarda tedavi öncesi değer tespiti yapılmalıdır.Preoperatif değerinin yüksek olması kötü prognoz gösterir.Postoperatif nüks saptanmasında CEA tayinleri önemlidir.Bu amaçla ameliyat sonu dönemde evre 2 ve 3 teki hastalarda 3 yıl süre ile 2-3 ayda bir CEA tayini yapılması önerilmektedir.Ameliyatı takiben kısa dönemde değer düşmektedir.Bu yolla tedavinin etkinliği kontrol edilebilir.Post-op normale dönen değer yükselmeye başlarsa nüks geliştiğine hükmedebiliriz.Kolorektal kanserden başka meme,akciğer,tiroid,pankreas,mesane,over,prostat,karaciğer ve pankreas kanserlerinde de CEA artabilir.
Alfafetoprotein(AFP):Gelişmekte olan fetusta üretilen bir glikoproteindir.Serum değeri doğumu takiben kısa sürede normal sağlıklı bireylerdeki düzeye iner.AFP siroz,karaciğer nekrozu,kronik aktif hepatit,ataxia-telenjiektazi,wiskott-aldrich sendromu gibi kanser dışı olgularda da yüksek bulunabilir.Primer karaciğer kanseri,over veya testisin germ-cell tümörlerinde yüksek bulunabilir.Nadiren mide kanserlerinde de değeri yükselir.AFP hepatosellüler kanser riski yüksek toplumlarda tarama testi olarak kullanılabilmektedir.Mevcut konsensusa göre hepatit B taşıyıcılarında veya etyolojisi ne olursa olsun siroz hastalarında yılda iki kez AFP tayini yapılmalıdır.AFP nin karaciğer kanserinin erken tanısında etkinliğinin sınırlı olduğunu unutmamalıyız.Görüntüleme teknolojisindeki ilerlemeler sonucunda karaciğer kanseri tanısı konmuş hastaların büyük çoğunluğu seronegatif bulunmuştur.
Kanser Antijen 15-3(CA 15-3):Bir glikoprotein olup meme kanseri TM ıdır.Meme kanseri evresi arttıkça serum düzeyi artma eğilimi gösterir.Bazı endometrial kanserlerde de yüksek bulunabilir.Endometrial kanserde hem CA 15-3 hem de CA 125 birlikte yüksek ise prognozun kötü olduğuna işaret eder.Evre I deki meme kanserli hastaların %9’unda ,Evre II deki hastaların % 19’unda değeri yükselebildiği için tarama testi olarak kullanılması önerilmemektedir.Kronik hepatit,tbc,sarkoidoz,,PID,endometrioz,SLE,gebelik,laktasyon da değeri yüksek çıkabildiği gibi akciğer,over,GİS kanserlerinde de yükselebileceği akılda tutulmalıdır.Metastatik kanserde CA 15-3 ün sensitivitesi daha yüksektir(%54-87),spesifitesi ise %96 dır.Bu nedenden dolayı ileri evre meme kanserinde nükslerin takibinde kullanılmaya başlanmıştır.Bunun yanında CA 15-3 takiplerinin sağ kalım üzerine bir etkisi bulunmamıştır.CA 15-3 tanı testi olarak kullanılmaz.
Kanser Antijen 125(CA 125):Glikoprotein olan bu marker over kanserinde değerlidir.Ca 125 antijeni fetusta kelomik epitel türevlerinde bulunur.Nonmüsinöz epitelden kaynaklanan over tümörlerinde yüksek bulunabilir.Serum düzeyleri tümör kitlesinin büyüklüğü ile paralellik gösterir.Kanser ilerlemişse hastaların %90 ından fazlasında serum değeri 30U/ml den daha yüksektir. Hastalık overe sınırlı olduğunda CA 125 düzeyleri sıklıkla yüksek çıktığından tarama testi olarak kullanılmaktadır.Ancak buradaki problem over kanseri olmayan birçok kadında da değerlerin yüksek çıkabilmesidir.CA 125 endometrioziste,akciğer kanserinde ya da geçmişinde kanser hikayesi bulunan hastalarda da yüksek bulunabilir.Meme kanserine bağlı olarak gelişen malign pleural effüzyonu olan hastalarda CA 125 düzeyi yüksek bulunur.Nonpulmoner metastatik hastalıkta ise CA 125 nadiren yüksek bulunur.
Kanser Antijen 19-9(CA 19-9):Bu marker ilk önce kolorektal kanser tespitinde kullanılmışsa da pankreatik kanserde özgünlüğü daha fazladır.Şu anda pankreas kanseri için en uygun TM olarak kabul edilmektedir.Erken evre pankreas kanserlerinin tanısında yardımcı olmasa da ilerlemiş tümörlerde tedavi edilmekte olan hastaların takibinde kullanılabilir.Yeni tanı konmuş bir hastada CA 19-9 yüksek bulunursa hastalığın ilerlemiş olduğu söylenebilir.Bazı safra yolu tümörlerinde de düzeyi yükselebilir.Kolorektal tümörlerde CA 19-9 dan ziyade CEA tayini tercih edilmelidir.
Kalsitonin:Kalsitonin tiroidin parafolliküler hücrelerinden(C hücreleri)salgılanır,kalsiyum düzeylerinin regülasyonunda görev alır.Tiroid medüller kanserinde düzeyi yükselir.Erken tanı koymamıza yardımcı olan nadir TM larınden birisidir.Diğer kanserler özellikle akciğer kanserinde de kalsitonin yükselebilir ancak diğer kanserlerde herhangi bir sebeple kullanılmaz.
Thyroglobulin:Tiroid bezi tarafından üretilir ve birçok tiroid hastalığında düzeyi yükselebilir.Mamafi tüm bezin çıkarılmış olduğu tiroid kanseri tedavisini takiben şayet thyroglobulin düzeyi 10 ng/ml den fazla yükselirse nüks düşünülür.Thyroglobulin düzeyleri metastatik tiroid kanseri tedavilerinin takibinde de kullanılabilir.
Ferritin:Ferritin bir depo protein olup,serum seviyesi total vücut demir deposunun göstergesidir.Serum ferritin düzeyleri nonspesifik olup lenfoma,lösemi,kolorektal kanser,meme,pankreas ve akciğer kanserinde seviyesi yükselebilir.Hepatomada güvenilir bir serum markerıdır.AFP düzeyi normal olan hepatomalı hastaların ferritin düzeyinin anlamlı olarak yükseldiği saptanabilir.
Human Koriyonik Gonadotropin Hormon(HCG):Glikoprotein yapısında plasental bir hormondur ve gestasyonel trofoblastik neoplasmlar ve nonseminamatöz testiküler kanserde tümör markerı olarak faydalıdır.Testiküler kanser nükslerinin tanı ve tedavisinde yararlıdır.

Paylaş:

En Çok İncelenen

  • Fimbrial Kızlık Zarı
    Fimbrial Kızlık Zarı
    Fimbrial Hymen: Kadınlarda fallop tüpünün son kısmı fimbria olarak bilinir. Bu çeşit kızlık zarında da görünüm tüpün fimbriasına benzer.
    03.Aralık.2020 1242'kez incelendi
  • Gebelik öncesi muayene
    Gebelik öncesi muayene
    Anne olmaya karar verildiğinde ilk yapılması gereken gebeliği takip etmesi istenilen hekim ile temasa geçmek, ve muayeneye gitmektir.
    01.Aralık.2020 1109'kez incelendi
  • Gebelik takibi nasıl yapılır?
    Gebelik takibi nasıl yapılır?
    Pek çok anne adayı doğum uzmanına adetleri geciktikten sonra hamile kaldıklarından şüphelenip baş vurmaktadırlar.
    01.Aralık.2020 1061'kez incelendi
  • Epidural anestezi ile ağrısız doğum
    Epidural anestezi ile ağrısız doğum
    Epidural anestezi (ağrısız doğum)hem normal doğum hem de sezaryen doğumda uygulanabilir.
    01.Aralık.2020 985'kez incelendi
  • Gebelik ve Bebek
    Gebelik ve Bebek
    Gebe kalmadan önce hem ruhsal hem de fiziksel olarak hazır olmak gerekir. Çünkü gebelik, hormonal ve fizyolojik değişikliklerin olduğu bir süreçtir.İlk doktor ziyaretini hamile kaldıktan sonra yapmak her zaman yeterli olmayabilir.
    01.Aralık.2020 925'kez incelendi
  • Riskli gebelikler
    Riskli gebelikler
    Bu tür riskli durumları; anneye, bebeğe ve gebeliğe bağlı riskler olarak üçe ayırabiliriz.
    01.Aralık.2020 894'kez incelendi

Sosyal Medya Profil